Yaşam

Otizm Nedir? Belirtileri, Tanısı, Düzeyleri ve Tedavisi

Otizm belirtileri nelerdir, tanı nasıl konur? Eski otizm türlerini, güncel destek düzeylerini, çocuk ve yetişkin belirtilerini ve tedavi yaklaşımlarını öğrenin.

Otizm spektrum bozukluğu (OSB), sosyal iletişim ve etkileşimde farklılıklar ile sınırlı veya tekrarlayıcı davranış, ilgi ve etkinlik örüntülerinin görüldüğü nörogelişimsel bir durumdur. Belirtiler genellikle erken gelişim döneminde ortaya çıkar ancak bazı kişilerde sosyal beklentiler arttıkça daha belirgin hale gelebilir ve tanı çocukluk, ergenlik hatta yetişkinlik döneminde konabilir.

Geçmişte Asperger sendromu, otistik bozukluk ve PDD-NOS gibi ayrı “otizm türleri” kullanılıyordu. Günümüzde bu ayrım büyük ölçüde terk edilmiştir. Bunun yerine otizm bir spektrum olarak değerlendirilir ve kişinin sosyal iletişim, günlük yaşam, dil, duyusal özellikler, bilişsel beceriler ve ihtiyaç duyduğu destek ayrı ayrı ele alınır.

Otizm için tek bir kan testi, görüntüleme yöntemi veya evde uygulanabilecek kesin tanı testi yoktur. Tanı, gelişim öyküsü ve davranışların uzmanlar tarafından kapsamlı biçimde değerlendirilmesiyle konur. Otizmi ortadan kaldıran tek bir tedavi de bulunmaz. Müdahalelerin amacı kişinin iletişimini, günlük yaşam becerilerini, öğrenmesini, sağlığını, bağımsızlığını ve yaşam kalitesini desteklemektir.

Otizm Nedir?

Otizm, beynin gelişimiyle ilişkili nörogelişimsel bir durumdur. Otistik insanların özellikleri birbirinden oldukça farklı olabilir. Bazı kişiler konuşarak rahatlıkla iletişim kurarken bazıları çok az konuşabilir veya alternatif iletişim yöntemlerine ihtiyaç duyabilir.

Benzer şekilde bazı kişiler günlük yaşamlarını büyük ölçüde bağımsız sürdürebilirken bazı kişiler yaşam boyu yoğun desteğe ihtiyaç duyabilir.

Bu geniş farklılık nedeniyle “spektrum” kelimesi kullanılmaktadır. Spektrum, otizmin tek bir çizgi üzerinde hafiften ağıra doğru sıralandığı anlamına gelmez. Bir kişi iletişim konusunda az desteğe ihtiyaç duyarken duyusal düzenleme veya günlük yaşam becerileri konusunda daha fazla desteğe ihtiyaç duyabilir.

Otizm Çeşitleri Nelerdir?

Günümüzde otizmi Asperger, klasik otizm veya atipik otizm gibi birbirinden kesin sınırlarla ayrılmış türlere bölmek standart yaklaşım değildir.

DSM-5 ile önceki tanı sisteminde bulunan bazı ayrı kategoriler kaldırılarak otizm spektrum bozukluğu çatısı altında değerlendirme yapılmaya başlandı.

Geçmişte kullanılan başlıca terimler şunlardı:

  • Otistik bozukluk veya klasik otizm
  • Asperger sendromu
  • Başka türlü adlandırılamayan yaygın gelişimsel bozukluk (PDD-NOS)
  • Çocuklukta parçalanma bozukluğu

Bu terimlerin bazılarına eski sağlık raporlarında, eğitim belgelerinde veya kişilerin kendilerini tanımlama biçimlerinde hâlâ rastlanabilir.

Otizmde 1, 2 ve 3. Düzey Ne Anlama Gelir?

DSM-5 yaklaşımında otizm belirtilerinin günlük yaşama etkisi ve kişinin ihtiyaç duyduğu destek dikkate alınarak üç destek düzeyi tanımlanır.

Düzey 1: Destek Gerektirir

Kişi sosyal iletişim, değişikliklere uyum veya tekrarlayıcı davranışların günlük yaşama etkisi nedeniyle desteğe ihtiyaç duyabilir. Destek olmadığında okul, iş veya sosyal yaşamda belirgin güçlükler ortaya çıkabilir.

Düzey 2: Önemli Destek Gerektirir

Sosyal iletişim farklılıkları ve sınırlı veya tekrarlayıcı davranışlar daha belirgindir. Değişikliklerle baş etmek, iletişim kurmak veya günlük etkinliklere katılmak için daha kapsamlı desteğe ihtiyaç duyulabilir.

Düzey 3: Çok Önemli Destek Gerektirir

Sosyal iletişim ve davranış özellikleri günlük işlevselliği önemli ölçüde etkileyebilir. Kişinin iletişim, öz bakım, güvenlik veya günlük yaşamın başka alanlarında yoğun ve sürekli desteğe ihtiyacı olabilir.

Bu düzeyler kişinin zekasını, değerini veya gelecekte neler yapabileceğini gösteren bir sıralama değildir. Destek ihtiyacı yaşamın farklı alanlarında farklı olabilir ve zaman içinde değişebilir.

Asperger Sendromu Hâlâ Bir Tanı mı?

Asperger sendromu günümüzde DSM-5 kapsamında ayrı bir tanı olarak kullanılmamaktadır. Önceden Asperger tanısı alan ve güncel kriterleri karşılayan kişiler otizm spektrum bozukluğu kapsamında değerlendirilebilir.

Bununla birlikte geçmişte Asperger tanısı almış bazı yetişkinler bu terimi kendilerini tanımlamak için kullanmaya devam edebilir.

Eski metinlerde Asperger için kullanılan “yüksek işlevli otizm” gibi ifadeler de kişinin gerçek destek ihtiyaçlarını her zaman doğru yansıtmaz. Sözel olarak güçlü veya akademik açıdan başarılı bir kişinin duyusal, sosyal veya günlük yaşam alanlarında önemli desteğe ihtiyacı olabilir.

PDD-NOS Nedir?

PDD-NOS, eski tanı sisteminde “başka türlü adlandırılamayan yaygın gelişimsel bozukluk” anlamına geliyordu. Otizmle ilişkili belirgin özellikleri olan ancak dönemin belirli otistik bozukluk veya Asperger kriterlerini tam olarak karşılamayan kişilerde kullanılabiliyordu.

DSM-5 ile PDD-NOS ayrı bir tanı olmaktan çıkarıldı. Günümüzde kişi otizm spektrum bozukluğu kriterlerini karşılayıp karşılamadığı açısından değerlendirilir.

Çocuklukta Parçalanma Bozukluğu Nedir?

Çocuklukta parçalanma bozukluğu eski sınıflandırmada ayrı bir tanıydı. Çocuğun belirli bir süre gelişim göstermesinin ardından dil, sosyal beceriler ve başka kazanılmış yeteneklerde belirgin kayıplar görülmesiyle tanımlanıyordu.

Bu ayrı tanı kategorisi DSM-5’te kullanılmamaktadır. Günümüzde benzer bir gelişimsel gerileme görüldüğünde çocuk yalnızca otizm açısından değil, nörolojik, genetik ve diğer gelişimsel nedenler açısından da değerlendirilmelidir.

Önceden kazanılmış konuşma, hareket veya günlük yaşam becerilerinin belirgin biçimde kaybedilmesi durumunda değerlendirmeyi geciktirmemek önemlidir.

Rett Sendromu Otizm midir?

Hayır. Rett sendromu günümüzde otizm spektrum bozukluğunun bir türü olarak kabul edilmez. Ayrı bir genetik nörogelişimsel hastalıktır.

Rett sendromunda erken gelişimin ardından el becerilerinin kaybı, tekrarlayıcı el hareketleri, hareket ve iletişim sorunları, büyüme farklılıkları ve nöbetler gibi belirtiler görülebilir.

Rett sendromu bulunan bir kişide aynı zamanda otizm özellikleri görülebilir ancak iki durum birbirinin eş anlamlısı değildir.

Otizmin Belirtileri Nelerdir?

Otizm belirtileri kişiden kişiye değişir. Tanıda iki ana özellik grubu değerlendirilir: sosyal iletişim ve etkileşimde kalıcı farklılıklar ile sınırlı veya tekrarlayıcı davranış, ilgi ve etkinlik örüntüleri.

Sosyal İletişim ve Etkileşimle İlgili Belirtiler

  • Karşılıklı sohbeti başlatmak veya sürdürmekte güçlük
  • İlgi, duygu veya deneyimleri başkalarıyla paylaşmanın sınırlı olması
  • İsme verilen tepkinin az veya tutarsız olması
  • Jestleri, yüz ifadelerini veya beden dilini anlamakta güçlük
  • Göz temasının alışılmıştan az, farklı veya tutarsız olması
  • Yaşa uygun arkadaşlıklar geliştirmekte zorlanma
  • Farklı sosyal ortamlara göre davranışı uyarlamakta güçlük
  • Başkalarının niyetlerini veya sözel olmayan ipuçlarını anlamakta zorlanma

Göz teması kurmamak tek başına otizm anlamına gelmez. Bazı otistik kişiler rahatlıkla göz teması kurabilir. Tanı tek bir davranışa değil, gelişimsel özelliklerin bütününe dayanır.

Tekrarlayıcı Davranış ve Sınırlı İlgi Alanları

  • El çırpma, sallanma veya başka tekrarlayıcı hareketler
  • Kelimeleri veya cümleleri tekrar etme
  • Nesneleri belirli biçimde sıralama
  • Rutinlerin değişmesine karşı belirgin zorlanma
  • Belirli konulara çok yoğun ilgi
  • Aynı yolu, yemeği veya günlük düzeni tercih etme
  • Nesnelerin belirli ayrıntılarına yoğunlaşma

Duyusal Farklılıklar

Otistik kişiler ses, ışık, dokunma, koku, tat, hareket veya sıcaklık gibi duyusal uyaranlara alışılmıştan daha güçlü ya da daha zayıf tepki verebilir.

Örneğin günlük bir ses çok rahatsız edici gelebilir, bazı kumaşlar tolere edilemeyebilir veya kişi belirli dokulara ve hareketlere yoğun ilgi gösterebilir.

Bebeklerde Otizm Belirtileri Nelerdir?

Otizm özellikleri bazı çocuklarda yaşamın ilk yıllarında fark edilebilir. Dikkat çekebilecek gelişimsel işaretlerden bazıları şunlardır:

  • İsme verilen tepkinin sınırlı veya tutarsız olması
  • Jest kullanımının az olması
  • İlgi duyduğu bir şeyi göstermek amacıyla işaret etmenin sınırlı olması
  • Karşılıklı sosyal oyunlara ilginin az olması
  • Başkalarının dikkatini bir nesne veya olaya çekmenin sınırlı olması
  • Dil veya sosyal iletişim gelişiminde gecikme
  • Tekrarlayıcı hareketlerin ortaya çıkması
  • Belirli ses, ışık veya dokulara alışılmadık tepkiler

Bu belirtilerin herhangi birinin tek başına bulunması otizm tanısı koydurmaz. İşitme kaybı, dil gelişim bozukluğu ve başka gelişimsel durumlar benzer belirtilere yol açabilir.

2 Yaşında Otizm Anlaşılır mı?

Evet. Otizm bazı çocuklarda 18 ay civarında veya daha erken fark edilebilir ve deneyimli uzmanlar tarafından 2 yaş civarında konulan tanı güvenilir olabilir.

Bununla birlikte her çocuk aynı yaşta tanı almaz. Belirtileri daha ince olan bazı kişiler çocuklukta, ergenlikte veya yetişkinlikte değerlendirmeye başvurabilir.

Çocuklarda Otizm Belirtileri Nelerdir?

Okul öncesi ve okul çağında sosyal beklentiler arttıkça daha önce fark edilmeyen özellikler belirginleşebilir.

Çocuklarda:

  • Arkadaşlık kurmakta veya sürdürmekte zorlanma
  • Karşılıklı oyunlarda güçlük
  • Değişikliklerden yoğun biçimde etkilenme
  • Belirli konularla çok yoğun ilgilenme
  • Mecaz, ima veya şakaları anlamakta zorlanma
  • Duyusal hassasiyetler
  • Tekrarlayıcı hareket veya konuşmalar
  • Günlük rutinlere güçlü bağlılık

görülebilir.

Yetişkinlerde Otizm Belirtileri Nelerdir?

Bazı yetişkinler çocuklukta tanı almamış olabilir. Özellikle kişinin akademik veya sözel becerilerinin güçlü olması bazı özelliklerin daha geç fark edilmesine neden olabilir.

Yetişkinlerde değerlendirilebilecek özellikler arasında:

  • Sosyal ortamların kurallarını anlamakta zorlanma
  • Arkadaşlık ve ilişkileri sürdürmede güçlük
  • İma, ironi veya dolaylı anlatımı yorumlamakta zorlanma
  • Rutin değişikliklerinden yoğun etkilenme
  • Belirli ilgi alanlarına çok yoğun odaklanma
  • Ses, ışık, kalabalık veya dokunmaya belirgin duyarlılık
  • Sosyal etkileşim sonrasında yoğun yorgunluk
  • Tekrarlayıcı hareket veya düzenleme davranışları

bulunabilir.

Yetişkinlerde otizm özellikleri anksiyete, ADHD ve başka ruh sağlığı veya nörogelişimsel durumlarla örtüşebileceği için kendi kendine yapılan internet testleri tanı yerine geçmez.

Kız Çocuklarında Otizm Farklı Görünebilir mi?

Otizm özellikleri herkeste aynı görünmez. Bazı kız çocukları ve kadınlar sosyal davranışları gözlemleyip taklit ederek veya zorlandıkları özellikleri gizleyerek çevreye uyum sağlamaya çalışabilir. Bu durum bazen “maskelenme” veya “kamuflaj” olarak adlandırılır.

İlgi alanlarının toplumda yaygın kabul edilen konulara yönelik olması da yoğunluğun fark edilmesini zorlaştırabilir. Bu nedenle kişinin görünürde arkadaşlarının olması veya göz teması kurması tek başına otizmi dışlamaz.

Otizmde Konuşma Gecikmesi Olur mu?

Bazı otistik çocuklarda konuşma gecikebilir ancak konuşma gecikmesi bütün otistik çocuklarda görülmez. Bazı çocukların sözcük dağarcığı ve dil bilgisi yaşına uygun hatta ileri olabilir ancak dili sosyal bağlamda kullanmakta zorlanabilir.

Ayrıca konuşma gecikmesi tek başına otizm anlamına gelmez. İşitme sorunları ve gelişimsel dil bozukluğu gibi başka nedenler de araştırılabilir.

Otizmde Zeka Nasıl Etkilenir?

Otizm belirli bir zeka düzeyi anlamına gelmez. Otistik kişilerin bilişsel yetenekleri geniş bir aralıkta değişebilir.

Bazı kişilerde zihinsel yetersizlik eşlik ederken bazı kişiler ortalama veya ortalamanın üzerinde bilişsel yeteneklere sahip olabilir. Sözel iletişim becerisinin sınırlı olması da kişinin bilişsel kapasitesinin düşük olduğu anlamına gelmez.

Otizme Hangi Durumlar Eşlik Edebilir?

Otizmle birlikte başka nörogelişimsel, nörolojik veya ruh sağlığı durumları görülebilir.

Bunlar arasında:

  • ADHD
  • Anksiyete bozuklukları
  • Depresyon
  • Epilepsi
  • Uyku problemleri
  • Gastrointestinal sorunlar
  • Zihinsel yetersizlik
  • Dil ve iletişim bozuklukları
  • Motor koordinasyon güçlükleri

bulunabilir.

Bu sorunlar “otizmin bir parçası” kabul edilip göz ardı edilmemeli, gerektiğinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Otizm Neden Olur?

Otizmin tek bir nedeni bulunmamaktadır. Araştırmalar genetik özelliklerin ve beyin gelişimini etkileyen çeşitli biyolojik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynayabileceğini göstermektedir.

Otizm ebeveynlerin yetiştirme biçiminden, sevgi eksikliğinden veya çocuğun ekran izlemesinden kaynaklanan bir durum değildir.

Ayrıca çocukluk çağı aşılarının otizme neden olduğu iddiasını destekleyen güvenilir bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Çok sayıda araştırmada aşılar ile otizm arasında nedensel ilişki gösterilmemiştir.

Otizm Sonradan Olur mu?

Otizm nörogelişimsel bir durumdur ve özellikleri erken gelişim dönemine dayanır. Ancak belirtilerin fark edilmesi daha sonra gerçekleşebilir.

Bazı çocuklarda erken dönemde gelişim farklılıkları görülürken bazı çocuklarda daha önce edinilmiş sözcük veya sosyal becerilerde gerileme fark edilebilir.

Belirgin beceri kaybı yalnızca “otizm başladı” şeklinde yorumlanmamalıdır. Özellikle konuşma, hareket, sosyal beceri, yürüme veya başka kazanılmış yeteneklerde kayıp varsa çocuk hekimi ve gerektiğinde çocuk nörolojisi tarafından değerlendirme yapılmalıdır.

Otizm Teşhisi Nasıl Konur?

Otizmin teşhisi, yani tanısı için tek bir laboratuvar testi bulunmaz. Tanı esas olarak kişinin gelişim öyküsü, davranışları, iletişim özellikleri ve uzman değerlendirmesine dayanır.

Çocuk değerlendirmesinde şu süreçlerden yararlanılabilir:

  • Ebeveyn veya bakım verenlerle ayrıntılı gelişim öyküsü
  • Çocuğun davranış ve iletişiminin gözlenmesi
  • Standart gelişim ve otizm değerlendirme araçları
  • Dil ve iletişim becerilerinin değerlendirilmesi
  • Bilişsel gelişimin değerlendirilmesi
  • Günlük yaşam ve uyum becerilerinin değerlendirilmesi
  • İşitme değerlendirmesi
  • Gerekli görülürse nörolojik ve genetik değerlendirme

Tek bir tarama testi veya internet anketi otizm tanısı koyamaz.

Otizm Taraması Kaç Yaşında Yapılır?

Çocuğun gelişimi rutin sağlık kontrollerinde düzenli olarak izlenmelidir. Uluslararası çocuk sağlığı önerilerinde tüm çocuklar için genel gelişim taramalarının yanında 18 ve 24 aylık kontrollerde otizme özgü tarama yapılması önerilmektedir.

Bununla birlikte ebeveyn, öğretmen veya sağlık çalışanında daha erken ya da daha geç dönemde gelişimle ilgili bir endişe oluşursa belirli bir tarama yaşını beklemek gerekmez.

Otizm Testi Var mı?

Otizm değerlendirmesinde çeşitli tarama ve tanısal araçlar kullanılabilir ancak bunların hiçbiri tek başına kesin tanı testi değildir.

Örneğin küçük çocuklarda kullanılan tarama anketleri bir çocuğun ayrıntılı değerlendirmeye ihtiyaç duyup duymadığını belirlemeye yardımcı olabilir. Taramanın pozitif çıkması çocuğun kesin olarak otistik olduğu anlamına gelmez.

Benzer şekilde internet üzerinden doldurulan yetişkin otizm testleri de yalnızca kişinin profesyonel değerlendirmeyi düşünmesine yardımcı olabilecek araçlardır, tıbbi tanı yerine geçmez.

Otizm Tanısını Kim Koyar?

Değerlendirme kişinin yaşına ve ihtiyaçlarına göre çocuk ve ergen psikiyatristi, çocuk nöroloğu, gelişimsel pediatri alanında çalışan hekimler, psikologlar, dil ve konuşma terapistleri ve başka uzmanları içeren bir ekip tarafından yapılabilir.

Her kişinin aynı uzmanlık alanlarının tamamına ihtiyacı olmayabilir. Ancak özellikle gelişimsel gerileme, nöbet, belirgin motor problem veya başka tıbbi bulgular varsa tıbbi değerlendirme önem kazanır.

Yetişkinlerde Otizm Tanısı Nasıl Konur?

Yetişkin değerlendirmesinde mevcut sosyal iletişim ve duyusal özelliklerin yanında çocukluk dönemindeki gelişim de araştırılır.

Uzman:

  • Sosyal ve iletişim deneyimlerini
  • Tekrarlayıcı davranışları
  • Yoğun ilgi alanlarını
  • Duyusal özellikleri
  • Okul ve çalışma yaşamını
  • İlişkileri
  • Çocukluk gelişim öyküsünü
  • Eşlik edebilecek ADHD, anksiyete veya başka durumları

değerlendirebilir.

Mümkün olduğunda çocukluk hakkında bilgi sahibi aile üyelerinden veya eski okul ve sağlık kayıtlarından bilgi alınması değerlendirmeye katkı sağlayabilir.

Otizm Tedavi Edilir mi?

Otizm bir enfeksiyon gibi ilaçla ortadan kaldırılması gereken bir hastalık değildir ve otizmi tamamen ortadan kaldırdığı kanıtlanmış bir tedavi bulunmamaktadır.

Otizmde “tedavi” veya müdahale denildiğinde amaç kişinin özelliklerini bastırmak değil, ihtiyaç duyduğu alanlarda gelişimini, iletişimini, öğrenmesini, sağlığını, günlük yaşam becerilerini ve yaşam kalitesini desteklemektir.

Uygulanacak destek kişinin yaşına, güçlü yönlerine, iletişim biçimine, eşlik eden sağlık sorunlarına ve bireysel hedeflerine göre planlanmalıdır.

Otizmde Erken Müdahale Neden Önemlidir?

Gelişimsel farklılıkların erken fark edilmesi, çocuğun ihtiyaç duyduğu dil, iletişim, eğitim ve günlük yaşam desteklerine daha erken ulaşmasını sağlayabilir.

Tanının kesinleşmesini beklerken belirgin bir konuşma veya gelişim gecikmesi bulunan çocuğun bütün desteklerinin ertelenmesi gerekmez. İhtiyaç belirlenmişse uygun gelişimsel hizmetlere yönlendirme yapılabilir.

Erken müdahalenin amacı çocuğu “normalleştirmek” değil, iletişim kurmasını, öğrenmesini, günlük hayata katılmasını ve kendi becerilerini geliştirmesini desteklemektir.

Otizmde Hangi Tedavi ve Destekler Kullanılır?

Otizm için herkese uygun tek bir program bulunmaz. Kanıta dayalı yaklaşımlar kişinin ihtiyaçlarına göre bir veya birkaç yöntemi birlikte içerebilir.

Dil ve Konuşma Terapisi

Dil ve konuşma terapisi konuşmayı, dili anlamayı, sosyal iletişimi ve gerektiğinde alternatif iletişim yöntemlerini geliştirmeye yardımcı olabilir.

Konuşmayan veya konuşması sınırlı kişiler işaret, resim tabanlı sistemler veya elektronik destekli iletişim cihazlarından yararlanabilir.

Ergoterapi

Ergoterapi giyinme, yemek yeme, kişisel bakım, okul becerileri ve bağımsız yaşam gibi günlük faaliyetleri destekleyebilir.

Duyusal farklılıkların günlük işlevselliği etkilediği durumlarda kişinin çevresinin ve aktivitelerinin daha erişilebilir hale getirilmesine yönelik stratejiler de kullanılabilir.

Gelişimsel ve Davranışsal Müdahaleler

Yapılandırılmış gelişimsel ve davranışsal yaklaşımlar iletişim, öğrenme, günlük yaşam ve kişinin kendisi için önemli becerilerin geliştirilmesine yardımcı olabilir.

Programın hedeflerinin kişinin ihtiyaçlarına ve yaşam kalitesine odaklanması, aileyle birlikte belirlenmesi ve ilerlemenin düzenli değerlendirilmesi önemlidir.

Eğitim Desteği

Okul çağındaki çocuklarda bireyselleştirilmiş eğitim, görsel destekler, sınıf düzenlemeleri, iletişim araçları ve öğrenme ortamının duyusal ihtiyaçlara göre uyarlanması yararlı olabilir.

Psikolojik Destek

Otistik çocuklar, ergenler ve yetişkinlerde anksiyete, depresyon ve stres gibi eşlik eden durumlar için kişinin iletişim biçimine ve ihtiyaçlarına uyarlanmış psikolojik yaklaşımlar kullanılabilir.

Otizm İçin İlaç Var mı?

Otizmin temel sosyal iletişim ve tekrarlayıcı davranış özelliklerini tamamen ortadan kaldıran bir ilaç bulunmamaktadır.

Bununla birlikte hekimler bazı kişilerde günlük yaşamı önemli ölçüde etkileyen eşlik eden sorunların tedavisi için ilaç kullanabilir.

İlaç tedavisi şu durumların bazılarına yönelik olabilir:

  • Dikkat ve hiperaktivite sorunları
  • Yoğun irritabilite
  • Anksiyete veya depresyon
  • Uyku sorunları
  • Şiddetli saldırgan veya kendine zarar verici davranışlar
  • Epilepsi gibi eşlik eden tıbbi durumlar

İlaç seçimi kişinin yaşı, diğer hastalıkları ve kullandığı ilaçlar dikkate alınarak hekim tarafından yapılmalıdır.

Otizm Diyetle Tedavi Edilir mi?

Glutensiz, kazeinsiz veya başka özel diyetlerin bütün otistik kişilerde otizmin temel özelliklerini tedavi ettiği gösterilmiş değildir.

Çölyak hastalığı, gıda alerjisi veya başka tıbbi nedenle özel diyet gerekebilir ancak gereksiz ve çok kısıtlayıcı diyetler özellikle çocuklarda besin eksikliklerine yol açabilir.

Beslenmeyle ilgili ciddi seçicilik, kilo kaybı, büyüme sorunu veya çok sınırlı gıda tüketimi varsa çocuk hekimi ve gerektiğinde diyetisyen değerlendirmesi yapılmalıdır.

Otizm İçin Alternatif Tedavilere Dikkat Edilmeli mi?

Evet. Otizmi tamamen iyileştirdiği, toksinleri vücuttan attığı veya kısa sürede belirtileri ortadan kaldırdığı iddia edilen yöntemlere temkinli yaklaşılmalıdır.

Özellikle şelasyon, bilinmeyen içerikli takviyeler, kontrolsüz yüksek doz vitaminler ve tıbbi gerekçesi olmayan başka uygulamalar etkisiz olabileceği gibi ciddi zarar da verebilir.

Bir uygulamaya başlamadan önce kanıt düzeyi, olası yan etkileri, maliyeti ve kişinin diğer tedavileriyle etkileşimi sağlık profesyoneliyle değerlendirilmelidir.

Otizm Geçer mi?

Otizm yaşam boyu süren nörogelişimsel bir durum olarak kabul edilir. Ancak kişinin becerileri, ihtiyaçları ve günlük yaşamındaki güçlüklerin düzeyi zaman içinde önemli ölçüde değişebilir.

Uygun eğitim, iletişim desteği, erişilebilir çevre, sağlık hizmetleri ve bireysel müdahaleler kişinin yaşam kalitesini ve bağımsızlığını geliştirebilir.

Bu nedenle yalnızca “otizm geçer mi?” sorusuna odaklanmak yerine kişinin hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu ve güçlü yönlerinin nasıl geliştirilebileceğini belirlemek daha yararlıdır.

Otizm Şüphesinde Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Çocuğun iletişim, oyun, hareket veya sosyal gelişimi hakkında herhangi bir endişe varsa rutin kontrol tarihini beklemek zorunlu değildir.

Özellikle şu durumlarda değerlendirme istenmelidir:

  • İsme tepkinin sürekli sınırlı olması
  • Jest ve ortak dikkat gelişiminin belirgin biçimde geride kalması
  • Konuşmanın veya iletişim becerilerinin gecikmesi
  • Yoğun tekrarlayıcı davranışların günlük yaşamı etkilemesi
  • Duyusal farklılıkların önemli güçlük yaratması
  • Sosyal gelişim hakkında belirgin endişe bulunması
  • Daha önce kazanılmış dil, sosyal veya motor becerilerin kaybedilmesi

Özellikle kazanılmış becerilerin kaybı hızlı değerlendirme gerektirir. Bunun nedeni otizm olabileceği gibi başka nörolojik veya gelişimsel durumlar da olabilir.

Otizm Hakkında Bilinmesi Gereken En Önemli Noktalar

  • Otizm tek bir belirtiyle tanınmaz.
  • Günümüzde Asperger ve PDD-NOS ayrı DSM tanıları değildir.
  • Otizm bir spektrumdur ve destek ihtiyaçları kişiden kişiye değişir.
  • Destek düzeyi zeka düzeyi anlamına gelmez.
  • Otizm için tek bir kan veya görüntüleme testi yoktur.
  • Tarama testi tanı koymaz.
  • Tanı çocukluk dışında ergenlik veya yetişkinlikte de konabilir.
  • Otizmi ortadan kaldıran tek bir ilaç veya tedavi yoktur.
  • Kanıta dayalı gelişimsel, eğitsel, iletişimsel ve psikososyal destekler yaşam kalitesini artırabilir.
  • Aşıların otizme neden olduğu gösterilmemiştir.
  • Gelişimsel gerileme fark edildiğinde tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.

Otizm spektrum bozukluğunu anlamanın en doğru yolu insanları eski “hafif”, “ağır” veya “yüksek işlevli” kalıplarına yerleştirmek yerine kişinin güçlü yönlerini ve hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu değerlendirmektir. Erken fark edilen gelişimsel farklılıklar uygun hizmetlere daha erken ulaşmayı sağlayabilir; çocuklarda veya yetişkinlerde otizm şüphesi varsa tanı için deneyimli sağlık profesyonellerinin kapsamlı değerlendirmesi gerekir.